En güncel kitap özetleri ve okuma tavsiyeleri

Menü

Telefon Melefon Yok - Şermin Yaşar Kitap Kapağı
1,446

Yazar: Şermin Yaşar

Yayınevi: KRONİK KİTAP

ISBN: 9786259621012

Sayfa Sayısı: 128

Boyutlar: 13.5 x 21 cm

Dil: TÜRKÇE

Yayın Tarihi: 29.08.2025

Telefon Melefon Yok

Şermin Yaşar

Üye Ol, Kitap Özetleri Yaz ve Puan Kazan!

Kitap özetleri yazarak Kitap Puanları kazan ve özel içeriklere eriş!

Ücretsiz Üyelik Puan Kazan
ÜYE OL VE KAZANMAYA BAŞLA
Kitap Özeti
Onaylanmış İçerik
Şermin Yaşar - Telefon Melefon Yok

Bu hikâye tam da günümüz çocuklarının en zayıf yerinden başlıyor: ekrandan ayrılamayan ellerden. Daha ilk cümlede, okur olarak şunu fark ediyoruz: Bu dört kuzenin başına gelecek şey, aslında biraz da hepimizin hikâyesi.

Can, Ali, İpek ve Berk… Birbirleriyle çok iyi anlaşan, ama ortak bir “kötü alışkanlıkta” daha da iyi anlaşan dört kuzen. Öğlene kadar uyumak, uyanır uyanmaz telefona sarılmak ve günü ekran başında tüketmek… Hayatları neredeyse bir şarj kablosuna bağlıydı. Eğer bu bir masalsa, işte tam burada yazar gizlice düğmeye basıyor ve “şimdi bir şey olacak” hissini okurun içine bırakıyor.

Berk’in ailesi kalabalık ve geleneksel bir aileydi. Mahallede herkes birbirini tanır, sofralar kalabalık kurulur, doğum günleri törene dönüşürdü. Ailenin en büyüğü, 98 yaşındaki Sıtkı Dede —namıdiğer Koca Dede— için de böyle bir gün hazırlanmıştı. Üstelik onunla ilgili küçük bir efsane dolaşıyordu: Torununun torununu görenlerin dileği kabul olurmuş.

Tam da burada hikâye gerçeklikten usulca kopuyor.

Sıtkı Dede pastanın mumlarını üflerken bir dilek tuttu. Ama bu, klasik bir “sağlık, mutluluk” dileği değildi. Biraz sitemli, biraz da ders verir gibiydi:

“Şu telefonlar elinize yapışıp kalsın!”

Ve işte anlatının kırıldığı an buydu.

Bir saniye önce sıradan olan dünya, bir saniye sonra tuhaflaştı. Çocuklar telefonlarını bırakamadıklarını fark etti. Gerçekten… Telefonlar ellerine yapışmıştı.

İlk başta kimse ciddiye almadı. Büyükler güldü, “Bırakmadığınız için öyle sanıyorsunuz,” dediler. Ama hikâye burada mizahı bırakıp hafif bir paniğe geçiyor. Çünkü telefonlar gerçekten çıkmıyordu. Ne çekince, ne silkeleyince…

Doktora gittiler. Doktor inanmadı.

Başka doktora gittiler. O da çözüm bulamadı.

Sanki teknoloji bu kez insanı ele geçirmişti.

Aslında okur olarak şunu fark ediyoruz: Bu yapışma fiziksel değil, sembolik. Ama çocuklar bunu henüz bilmiyor.

Bayram tatili, kapalı hastaneler, çaresizlik… Günlük hayat bir anda zorlaşmıştı. Tokalaşamıyorlar, yemek yerken zorlanıyorlar, arkadaşlarına mahcup oluyordu. Berk’in alışveriş merkezinde arkadaşına el uzatamaması, belki de hikâyenin en sessiz ama en güçlü anıydı. Çünkü utanç bazen sihirden daha öğreticidir.

Ve sonra anlatı yön değiştiriyor.

Berk düşünmeye başlıyor.

Telefonu olmadan düşünmek… Belki de ilk kez.

“Eğer her şey dedenin sözüyle başladıysa, yine onun sözüyle bitebilir,” diye akıl yürütüyor. İşte bu, hikâyenin küçük kahramanlık anı. Sorunu Google’a sormadan çözmek. Kendi kafasını kullanmak.

Tam çözüm ararken aile yeni bir telaş yaşıyor: Dede kayboluyor, ardından bebek… Okur burada kısa bir gerilim yaşıyor. Sanki hikâye başka bir maceraya sapacak gibi. Ama sonra anlıyoruz ki bazen en büyük korkularımız yanlış anlamalardan ibaret. Dede balkonda, bebek kucağında sakince oturuyormuş.

Ve final…

Herkes tekrar toplanıyor. Pasta yeniden kesiliyor. Dede bu kez,

“Elinizden düşsün şu telefonlar,” diyor.

Telefonlar pat diye yere düşüyor.

Herkes şaşkın.

Derken Sıtkı Dede gülüyor ve hikâyenin büyüsünü bozuyor:

“Büyü falan yok. Arkasına çam sakızı sürmüştüm.”

Tam da burada anlatı bize göz kırpıyor. Asıl sihir sakızda değil, verilen derste.

Çocuklar o gün şunu öğreniyor:

Telefon eldeyken hayat kaçıyor.

Ekran parlarken dünya kararıyor.

Ve bazen düşünmek için önce bırakmak gerekiyor.

Hikâye bittiğinde okur kendine bakıyor. Belki telefonu elinde. Belki tam bu satırları okurken.

Ve içinden şu soru geçiyor:

“Acaba benim elimdeki de yapışmış olabilir mi?”

İşte metnin asıl gücü tam burada başlıyor.


Editör: Okan Arda
484 kelime | 06.02.2026
Kapak Yazısı

Şermin Yaşar’dan hem çocukları hem de yetişkinleri güldürürken düşündüren yepyeni bir hikâye!Berk, telefonunu bir an bile elinden bırakmak istemeyen bir çocuk. Annesi, babası, dedesi, babaannesi, halaları, amcaları, enişteleri… herkes ama herkes ondan aynı şeyi istiyor: “Artık bırak şu telefonu!” Derken, büyük bir doğum günü partisinde, tam da Koca Dede’nin 98. yaş gününde, olanlar oluyor: Telefonlar, Berk ve kuzenlerinin ellerine gerçekten yapışıyor!Tornavidalar, yağlar, hastane yolları işe yaramıyor. Çünkü mesele sadece bir telefon değil.Berk ve kuzenleri bu tuhaf durumdan kurtulmaya çalışırken, teknolojiyle kurdukları bağı, kendi alışkanlıklarını ve sorumluluklarını sorgulamak zorunda kalıyorlar.Mizahın, absürtlüğün ve içtenliğin bir araya geldiği bu hikâyede Şermin Yaşar, çağımızın çocuklarını çok iyi tanıyan gözlem gücüyle yine harika bir iş çıkarıyor.“Telefon mu bizim elimizde, yoksa biz mi onun elindeyiz?”Bu sorunun cevabını birlikte aramaya ne dersiniz?

(Tanıtım Bülteninden)

Yorumlar

Hatice profil resmi
Hatice
09.03.2026 08:31

Çok güzel bir kitap çok teşekkür ederim

İsmin profil resmi
İsmin
13.02.2026 16:38

🗽🙂📲☺️♥️💴🕋🇧🇭🇩🇪

Şengül KILIÇASLAN profil resmi
Şengül KILIÇASLAN
01.12.2025 19:49

Şahıslar nerde

Kitaptan Alıntılar

"Çocukluk hiçbir teknolojinin dolduramayacağı kadar değerli bir hazinedir."

"Çocuğum ya ben, üzülmüyorum, zorlanmıyorum sanıyor."

"Yaramazlık zaten biraz da böyle bir şey. Yanlış olduğunu biliyorsun, yakalanmaktan korkuyorsun ama yine de yapıyorsun."

"Torununun torununu gören insanların dilekleri kabul olurmuş..."

"Adam doksan küsur yaşındaydı ama hala hayalleri vardı."

"Kaç kere söylemişti hakikaten. Kimse dinlememişti ki! Herkes anlamak istediği şekilde anlamıştı."

"Aradığınız kişiye yani bana şu anda ulaşılamıyor. Eskiden olsa hemen ulaşırdınız ama artık çok ararsınız... Aramayın. Mesaj da yazmayın. Telefonun t'sini duymak istemiyorum."

"Kelimeler önemlidir,ağzınızdan çıkan sözcüklere, kurduğunuz cümlelere dikkat edin."

"Kimsenin şaka yapacak, gülecek, kıkırdayacak hali yoktu. Hepimiz derin düşüncelere dalmıştık."

Yazarın Diğer Kitapları

Bu Kitabı Tartışalım!

Bu kitap hakkında henüz tartışma başlatılmamış. İlk tartışmayı başlatan siz olun!

Benzer Kitaplar

Söyleme Bilmesinler
Söyleme Bilmesinler

Şermin Yaşar

Okuma Listeme Ekle