Yazar: Nazım Hikmet
Yayınevi: YAPI KREDİ YAYINLARI
ISBN: 9789750803772
Sayfa Sayısı: 537
Boyutlar: 13.5 x 21 cm
Dil: TÜRKÇE
Yayın Tarihi: 23.01.2019
Memleketimden İnsan Manzaraları
Nazım Hikmet
Kapak Yazısı
Memleketimden İnsan Manzaraları, Nazım Hikmet'in 1941-1945 yılları arasında Bursa Cezaevi'nde kaleme aldığı, modern Türk edebiyatının en önemli epik eserlerinden biridir.
Beş kitaptan oluşan yapıt, 1908-1945 yılları arasındaki Türkiye'nin toplumsal, siyasal ve ekonomik panoramasını çizer. Eser, Haydarpaşa Garı'ndan başlayan bir tren yolculuğu etrafında şekillenir. Bu yolculuk boyunca farklı toplumsal sınıflardan insanların yaşamları, umutları, acıları ve mücadeleleri iç içe geçerek anlatılır. Kartallı Kazım, Halil, Süleyman, Garson Mustafa gibi karakterler üzerinden işçiler, köylüler, aydınlar, burjuvazi ve farklı ideolojik görüşlere sahip insanların hikayeleri aktarılır.
Kurtuluş Savaşı'ndan İkinci Dünya Savaşı'na uzanan süreçte Türkiye'nin geçirdiği dönüşüm, sinematografik bir anlatımla işlenir. Şair, diyaloglar, iç monologlar ve canlı betimlemelerle çok katmanlı bir anlatı oluşturur.
Toplumsal gerçekçi bir yaklaşımla yazılan eserde, sınıf çatışmaları, yoksulluk, adaletsizlik gibi toplumsal sorunlar eleştirel bir bakış açısıyla ele alınır. Nazım Hikmet, bu destansı yapıtında şiirsel bir dil kullanarak, dönemin Türkiye'sini tüm çelişkileri, dramları ve umutlarıyla birlikte yansıtmayı başarır. Eser, hem edebi değeri hem de toplumsal belge niteliğiyle Türk edebiyatının başyapıtları arasında yer alır.
(Tanıtım Bülteninden)Sık Sorulan Sorular
Türkiye'nin farklı kesimlerinden insan hikayelerini ve toplumsal gerçekleri anlatır.
Bursa Cezaevi'nde 1939-1940 yılları arasında yazmıştır.
Şiir ve hikaye karışımı, sinematografik bir anlatım tekniği kullanılır.
İşçiler, köylüler, aydınlar, hapishane mahkumları ve farklı sınıflardan insanlar.
Toplumsal değişimi ve farklı yaşamların kesişme noktasını simgeler.
Halil adlı 15:45 treni yolcusu ve onun hayat hikayesi.
İkinci Dünya Savaşı'nın toplum üzerindeki etkileri üzerinden anlatılır.
Toplumsal koşullarla mücadele eden güçlü ve gerçekçi karakterler olarak.
Yalın, halk diline yakın ama şiirsel bir dil kullanılır.
Sınıf farklılıkları ve adaletsizlikler üzerinden eleştirel bir bakış sunulur.
Zorluklara rağmen daha iyi bir gelecek inancı vurgulanır.
Tren, hapishane, köy ve şehir betimlemeleri detaylı şekilde sunulur.
Dolaylı anlatımlar ve semboller üzerinden aktarılır.
Tüm karakterlere karşı duyulan derin bir anlayış ve sevgi vardır.
Toplumcu gerçekçi edebiyatın en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Kitaptan Alıntılar
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan. Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.
Yolculuk rahat geçiyor tren penceresinden gözüküyor: başı dumanlı ağır dağlar, dağlarda yaylalar, yaylalarda karalar...
Trenler geçer, trenler gelir Haydarpaşa garından, Anadolu içlerine doğru Anadolu içlerinden Haydarpaşa garına doğru.
İnsan olan vatanını satar mı? Suyun içip ekmeğini yediniz. Dünyada vatandan aziz şey var mı? Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.
Memleketim, memleketim, memleketim, ne kasketim kaldı senin ora işi ne yollarını taşımış ayakkabım, son mintanın da sırtımda paralandı çoktan, şile bezindendi
Bu Kitabı Tartışalım!
Bu kitap hakkında henüz tartışma başlatılmamış. İlk tartışmayı başlatan siz olun!
Yorumlar